Haber
01 Temmuz 2026
COP31'e Doğru: Öğrenciler, akademisyenler ve BM Uzmanları İstanbul Teknik Üniversitesi'nde iklim eylemini tartıştı
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) öğrenciler ve akademisyenlere hitap eden Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, "COP31'e giden yol, daha dirençli, daha sürdürülebilir ve daha adil bir geleceği birlikte şekillendirmek için bize eşsiz bir fırsat sunuyor," dedi. Üniversitelerin iklim eyleminin ilerletilmesinde kilit ortaklar olduğunu vurgulayan Ahonsi, BM, üniversiteler ve gençler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulunarak, "bilgiyi eyleme, hedefleri uygulamaya ve umudu herkes için, her yerde, kimseyi geride bırakmadan kalıcı bir değişime dönüştürmeye" davet etti.Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte, öğrenciler, akademisyenler ve BM temsilcileri, gençlerin, bilimin ve ortaklıkların iklim eylemini nasıl hızlandırabileceğini ele almak üzere İTÜ'de bir araya geldi.İTÜ Çevre ve Şehircilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (UYGAR), İklim Elçileri, Kent ve Kentleşme Kulübü ile İTÜ CORAL (Kolektif Dirençlilik İttifakı) tarafından düzenlenen "COP31'e Doğru: İklim Gündemi, Sürdürülebilirlik, Dirençlilik ve Yeşil Büyüme Üzerine İklim Söyleşileri" başlıklı etkinlik, BM temsilcilerini, akademi dünyasını ve öğrencileri sürdürülebilirlik, dirençlilik, yeşil büyüme ve gençlerin iklim çözümlerinin şekillendirilmesindeki rolü üzerine fikir alışverişinde bulunmak üzere bir araya getirdi.İTÜ UYGAR Müdürü Prof. Dr. Aliye Ahu Gülümser'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının iklim hedeflerinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Günümüzün iklim sorunlarının yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal, jeopolitik ve teknolojik boyutları da bulunduğunu belirten Mandal, bu karmaşık sorunların ancak çok paydaşlı ve iş birliğine dayalı yaklaşımlarla çözülebileceğini ifade etti. Ortak üretimin önemine dikkat çeken Mandal, İTÜ CORAL girişimini öğrencilerin dirençlilik alanında öncülük ettiği ve geleceğin iklim liderlerini yetiştirdiği başarılı bir örnek olarak gösterdi. Etkinlikte ayrıca, İTÜ CORAL'ın Eylül ayında öğrencilerin uluslararası iklim müzakerelerini deneyimleyebilecekleri ve COP31 öncesinde gençlerin sürece katılımını güçlendirecek bir Model COP31 etkinliği düzenleyeceği de paylaşıldı.BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi ise konuşmasında iklim değişikliğinin tek başına ele alınabilecek bir mesele olmadığını vurguladı.Ahonsi "Bugün birbirine bağlı iki krizle karşı karşıyayız: iklim krizi ve enerji krizi. Bu krizlerin üstesinden gelebilmek; inovasyon, temiz enerji ve yenilenebilir teknolojilerle desteklenen, farklı sektörleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor" diye konuştu.Gençlerin dönüşümde oynadığı kritik role dikkat çeken Ahonsi, öğrencileri sürdürülebilir bir geleceğin şekillendirilmesinde aktif rol almaya çağırdı.Mukim Koordinatör "Gençlerin anlamlı katılımı olmadan iklim eylemi başarıya ulaşamaz. Sizler yalnızca iklim politikalarının yararlanıcıları değil; toplumlarımızı dönüştürecek yenilikçiler, savunucular ve değişimin öncülerisiniz" dedi.Ahonsi ayrıca, etkili iklim eyleminin ancak hükümetleri, akademiyi, özel sektörü, sivil toplumu ve yerel toplulukları bir araya getiren tüm toplumun katılımını esas alan bir yaklaşımla mümkün olacağını belirtti.Ahonsi "Dirençli ve düşük karbonlu bir geleceğe geçiş ortaklıklara bağlıdır. Dönüşüm ancak birlikte çalıştığımızda, birbirimizden öğrendiğimizde ve bilgiyi eyleme dönüştürdüğümüzde gerçekleşebilir" diye vurguladı.Gençlerin bakış açısını ise İklim Elçisi Ayşenaz Almeman paylaştı. Almeman, UNICEF ile COP31 Dönem Başkanlığı tarafından yürütülen yakın tarihli bir iklim araştırmasının bulgularından hareketle, gençlerin iklim eylemine katılımının ve iklim adaletinin önemine dikkat çekti.BM Türkiye Mukim Koordinatörlük Ofisi Başkanı Tom Delrue'nün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; UN-Habitat Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi'nden Telman Maharramov, UNEP Küresel Binalar ve İnşaat İttifakı Sekretaryası Koordinatörü Dima Khoury, UNIDO Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaşma Uzmanı Ersan Olcay Işın, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık ve UNFPA Türkiye Kadın Dostu Kentler Programı Yöneticisi Özlem Çalışkan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde sürdürülebilir kentleşme, çevresel sürdürülebilirlik, yeşil sanayi dönüşümü, sürdürülebilir gıda sistemleri ve insan odaklı, kapsayıcı iklim politikaları farklı boyutlarıyla ele alındı.Tartışmalarda sürdürülebilir ve dirençli kentler, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan üçlü gezegensel kriz, yeşil sanayi dönüşümü, sürdürülebilir gıda sistemleri, iklime dayanıklı tarım ve kimseyi geride bırakmayan kapsayıcı iklim politikalarının önemi üzerinde duruldu. Panelistler ayrıca gençlerin yeşil becerilerle donatılması ve kadınlar, gençler ile kırılgan grupların iklim politikalarının oluşturulması süreçlerine etkin biçimde katılmasının gerekliliğini vurguladı.Konuşmacılar, üniversitelerin araştırma, yenilikçilik ve iş birliği açısından benzersiz merkezler olduğunda görüş birliğine vardı. Yükseköğretim kurumlarının yalnızca eğitim vermenin ötesine geçerek uygulanabilir iklim çözümleri geliştirmesi ve ortaklıkları güçlendirmesi sayesinde, hem Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın hem de Paris Anlaşması'nın uygulanmasına katkı sağlayabileceği ve COP31 hazırlıklarını destekleyebileceği ifade edildi.Etkinlik, öğrenciler ile BM uzmanları arasında gerçekleştirilen interaktif soru-cevap oturumuyla sona erdi. Oturumda, Türkiye'nin bu yıl küresel iklim topluluğunu COP31 kapsamında ağırlamaya hazırlanırken gençlerin sürece etkin katılımının önemi bir kez daha vurgulandı. Söyleşi, BM Türkiye ve ortaklarının iklim eylemine ilişkin kapsayıcı diyalogları teşvik etmeye ve gençlerin ile akademinin sesinin COP31'e giden sürece katkı sunmasını sağlamaya yönelik daha geniş kapsamlı çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirildi.