Haber
09 Mayıs 2026
COP31'e doğru: BM Türkiye, Dirençli şehirleri iklim gündeminin önceliği olarak vurguladı
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde Hatay’da düzenlenen “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler Programı'nda yaptığı konuşmada, “Kentsel dirençlilik, küresel ölçekte en maliyet etkin iklim yatırımlarından biridir” dedi. Ahonsi, Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iklim dirençli kentsel dönüşümün ele alındığı ve bakanlar, uluslararası kuruluşlar ile kalkınma ortaklarını bir araya getiren “Asrın Felaketinden Sürdürülebilir Şehirlerin İnşasına” başlıklı Yüksek Düzey Özel Oturum’da konuştu.Program, hükümet temsilcileri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerini dirençli, kapsayıcı ve düşük karbonlu kentleşme modellerini ele almak üzere bir araya getirdi. COP31’in “Diyalog – Uzlaşı – Eylem” vizyonu doğrultusunda düzenlenen etkinlikte, şehirlerin artan iklim ve afet risklerine karşı dayanıklılığını güçlendirecek iş birliği ve uygulanabilir çözümler ön plana çıktı.COP31 Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum dirençli şehirlerin uluslararası iklim gündeminin temel başlıklarından biri haline gelmesi gerektiğini vurguladı. “Dirençli şehirlerin desteklenmesini COP31’de küresel iklim gündeminin ana önceliklerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz” diyen Kurum, yeşil bina standartlarının, dirençli altyapının ve iklim finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.Kurum ayrıca iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, insan güvenliğini, ekonomileri ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen küresel bir sorun haline geldiğini ifade etti. Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarına değinen Kurum, Türkiye’nin enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, Sıfır Atık yaklaşımı ve iklim dirençli şehir planlaması temelinde ilerlediğini belirtti.Konuşmasında şehirlerin “risk, kırılganlık ve fırsatın kesişim noktasında” bulunduğunu ifade eden Ahonsi, yerelde uygulanabilir ve finansmanı mümkün iklim çözümlerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ahonsi, Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen toparlanma ve yeniden inşa çalışmalarının, uzun vadeli dirençliliği güçlendirirken iklim eylemini hızlandırmak için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.Ahonsi ayrıca dirençli şehir dönüşümünün “tüm hükümetin, tüm toplumun ve tüm BM sisteminin” ortak yaklaşımını gerektirdiğini belirterek, ulusal ve yerel yönetimler, toplumlar, özel sektör ve uluslararası ortaklar arasında daha güçlü koordinasyon çağrısında bulundu.BM Mukim Koordinatörü ayrıca “Enerji Verimliliği: Verimlilikten Sürdürülebilirliğe – Şehirlerde Enerji Dönüşümü” paneline de katılarak, afet sonrası yeniden inşa süreçlerinin net sıfır şehirler hedefi doğrultusunda nasıl kritik bir hızlandırıcı rol oynayabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ahonsi, Türkiye’nin deprem bölgesindeki toparlanma deneyiminden çıkarılan derslerin bu dönüşüm açısından önemli olduğunu ifade etti.Hatay’daki program kapsamında uyum, dirençli altyapı, enerji dönüşümü ve düşük karbonlu şehirler başlıklarında tematik oturumlar düzenlendi. Sürdürülebilir ulaşım ve yenilenebilir enerji entegrasyonundan afetlere dayanıklı altyapı ve iklim duyarlı şehir yönetimine kadar birçok konu ele alındı.Forum, BM-Habitat İcra Direktörü Anacláudia Rossbach’ın da aralarında bulunduğu üst düzey BM temsilcilerini bir araya getirdi. Rossbach, Türkiye’nin deprem sonrası toparlanma çalışmalarını dirençlilik ve büyük ölçekli yeniden inşa açısından önemli bir küresel örnek olarak değerlendirdi.Foruma ayrıca Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi (UNDRR), Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) temsilcileri bir araya getirerek, iklim dirençli kentsel dönüşüm için eşgüdümlü çok taraflı eylemin önemini ortaya koydu.Etkinlik, katılımcı ülkelerin iklim dirençli kentsel dönüşümü ilerletme, karma ve iklim finansmanı araçlarıyla yatırımları artırma, şehirlerde enerji dönüşümünü hızlandırma ve doğa temelli çözümleri teşvik etme taahhüdünde bulunduğu Hatay Deklarasyonu’nun kabul edilmesiyle sona erdi. Deklarasyonda “politikadan uygulamaya, toparlanmadan dönüşüme ve küresel taahhütlerden yerel eyleme geçiş” çağrısı yapılırken, metnin Mayıs 2026’da Bakü’de düzenlenecek 13. Dünya Kent Forumu’na (WUF13) ve Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e resmi katkı olarak sunulacağı belirtildi.