İklim krizi: BM Genel Sekreteri temiz enerji dönüşümü için yol haritasını açıkladı
Guterres'ten iklim değişikliği konusunda daha iddialı küresel önlemler önlemler alınması çağrısı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında yaptığı konuşmada, “artık açık ve dürüst olmanın zamanı geldiğini” belirterek yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa’yı etkisi altına alan ölümcül sıcak hava dalgası devam ederken, BM Genel Sekreteri António Guterres, fosil yakıtların neden olduğu iklim değişikliğine karşı daha iddialı küresel eylem çağrısında bulundu ve geri döndürülemez zararların önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Londra İklim Eylem Haftası’nda yaptığı önemli konuşmada Guterres, dünyanın petrole bağımlılığının hem iklim krizini hem de enerji egemenliği sorununu derinleştirdiğini belirtti. Enerji krizinin, Hürmüz Boğazı’ndaki büyük çaplı sevkiyat aksaklıkları ve İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmalarla daha da ağırlaştığına dikkat çekti.
“Bu krizler birbirinden ayrı gibi görünebilir, ancak aynı yıkıcı kaynağı paylaşıyolar: fosil yakıtlar. Ve aynı çözümü gerektiriyorlar: temiz enerjiye hızlı ve adil bir geçiş ile iklim değişikliğinin etkilerini hâlihazırda yaşayanlar için uyum, dayanıklılık ve iklim adaletinin güçlendirilmesi,” dedi.
Genel Sekreter, kurşunlu benzinin aşamalı olarak kaldırılması ve ozon tabakasına zarar veren kimyasalların yasaklanması sürecine benzer bir küresel dönüşüm için siyasi liderlik çağrısında bulundu.
BM'nin enerji bağımsızlığı planı
Emisyonları hızla azaltmak: Emisyonlar derhal zirve yapmalı ve 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmalıdır. Bunun için metan emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel çabalar güçlendirilmelidir.
Temiz enerjiyi hızlandırmak: Yenilenebilir enerji yatırımları artırılmalı, fosil yakıt projelerine verilen sübvansiyonlar sona ermeli ve fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârları vergilendirilerek kırılgan topluluklar ve enerji dönüşümü desteklenmelidir.
Yapay zekânın çevresel etkilerini azaltmak: Büyük yapay zekâ şirketleri veri merkezlerinin çevresel etkilerini açıklamalı ve tüm veri merkezlerini 2030 yılına kadar yenilenebilir enerjiyle çalıştırmalıdır.
Adil bir dönüşüm sağlamak: Temiz enerjiye geçiş yeni işler yaratmalı, toplulukları desteklemeli ve gelişmekte olan ülkeler için kalkınma fırsatları sunmalıdır.
İklim dayanıklılığını güçlendirmek: Uyum çalışmaları, erken uyarı sistemleri ve kırılgan toplulukları koruyan önlemlere daha fazla yatırım yapılmalıdır.
Adil finansmanı harekete geçirmek: Gelişmekte olan ülkelerin temiz enerji, iklim uyumu ve sürdürülebilir kalkınma yatırımları için uygun maliyetli finansmana erişimi genişletilmelidir.
Bilimi ve gerçeği savunmak: Bilime olan güven artırılmalı, iklim değişikliği konusundaki dezenformasyonla mücadele edilmeli ve çevre gazetecileri ile insan hakları savunucuları korunmalıdır.
Dünyanın dönüm noktaları
Dünya liderlerinin, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5°C ile sınırlandırmak amacıyla Paris Anlaşması’nı kabul etmelerinin üzerinden on yıldan fazla zaman geçti.
Ancak BM destekli bilim insanları, yıllık ortalama sıcaklıkların önümüzdeki yıllarda bu eşiği aşmasının muhtemel olduğu konusunda uyarıyor.
“Derecenin her küçük kesri önemlidir,” diyen Guterres, mercan resiflerinin çökmesi, buz tabakalarının erimesi, milyonlarca insanın yerinden olması ve bazı küçük ada devletlerinin sular altında kalma riski konusunda uyarıda bulundu.
“Önümüzdeki görev, bu aşımı mümkün olduğunca sınırlamak, süresini kısaltmak ve sıcaklıkları mümkün olan en kısa sürede yeniden 1,5°C'nin altına indirmektir,” dedi.
“Tüm enerji şoklarının anası”
İran ile ABD arasında İsviçre’de yürütülen görüşmelere imkân tanımak amacıyla çatışmalara verilen 60 günlük araya atıfta bulunan Genel Sekreter, her türlü barış anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Ancak Orta Doğu’daki krizin, 1970’lerdeki petrol krizleri ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yarattığı enerji sarsıntılarıyla kıyaslanabilecek ölçekte “tüm enerji şoklarının anasını” tetiklediğini belirtti.
Gelişmekte olan ülkelerin bu krizden çok daha ağır etkilendiğini vurgulayan Guterres, bunun aynı zamanda:
- bir borç krizi,
- bir gıda krizi,
- ve bir kalkınma krizi
olduğunu söyledi.
Yenilenebilir enerjiyle adil bir gelecek
Genel Sekreter “İyi haber şu ki, geçmişteki tüm enerji krizlerinden farklı olarak bugün önümüzde net bir çıkış yolu var. Temiz bir çıkış yolu,” diye konuştu.
Guterres, 2010 yılından bu yana güneş enerjisinin maliyetinin yaklaşık yüzde 90, kara tipi rüzgâr enerjisinin yüzde 70’in üzerinde ve batarya depolama maliyetlerinin yüzde 95 oranında düştüğünü hatırlattı.
Yenilenebilir enerjinin, ABD, Avrupa Birliği ve Japonya’nın toplam yıllık karbon emisyonlarından daha fazlasını önlediğini belirten Guterres, temiz enerji yatırımlarının artık fosil yakıtlara yapılan yatırımların neredeyse iki katına ulaştığını söyledi.
Guterres “Güneş ışığına ambargo uygulanamaz, rüzgârı abluka altına almak mümkün değildir,” ifadelerini kullandı.
Enerji bağımsızlığı için yedi maddelik plan
1. Emisyonları hızla azaltmak
Emisyonlar derhal zirve yapmalı, bu on yıl içinde keskin biçimde düşmeli ve 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmalıdır.
Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 80’inden sorumlu olan G20 ülkelerinin öncülük etmesi gerektiğini belirten Guterres, metan emisyonlarını azaltmak için küresel bir Eylem Çağrısı başlattığını duyurdu.
“Dünya kurşunlu benzini terk etti. Ozon tabakasını incelten kimyasalları ortadan kaldırdı. Şimdi sırada metan kirliliği olmalıdır,” dedi.
Genel Sekreter konuşmasında ayrıca metan emisyonlarının azaltılmasına yönelik yeni bir Küresel Eylem Çağrısı (Global Call to Action on Methane) başlattığını duyurdu. Metanın küresel ısınmanın yaklaşık üçte birinden sorumlu olduğunu ve karbondioksitten yaklaşık 80 kat daha güçlü bir sera gazı olduğunu belirten Guterres, atık, tarım ve fosil yakıt sektörlerinde hızlı emisyon azaltımlarının kısa vadede önemli iklim faydaları sağlayabileceğini söyledi. Petrol ve gaz sektöründeki metan emisyonlarının büyük bölümünün mevcut teknolojilerle azaltılabileceğine dikkat çeken Genel Sekreter, “Dünya kurşunlu benzini terk etti. Ozon tabakasını incelten kimyasalları ortadan kaldırdı. Şimdi sırada metan kirliliği olmalıdır.” dedi.
2. Temiz enerjiye öncelik vermek
Yeni fosil yakıt projelerine verilen kamu destekleri sona erdirilmeli ve temiz enerji projeleri hızlandırılmalıdır.
“Dünyanın en büyük sekiz fosil yakıt şirketi yalnızca bu yılın ilk çeyreğinde ilave 6,5 milyar dolar kâr elde etti. Hükümetleri bu kârları vergilendirmeye çağırıyorum,” dedi.
3. Yapay zekâ veri merkezlerinde şeffaflık
Tüm büyük yapay zekâ şirketleri veri merkezlerinin karbon, su ve arazi kullanım etkilerini ölçmeli ve kamuoyuna açıklamalıdır.
Genel Sekreter, ayrıca tüm veri merkezlerinin 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji ile çalıştırılması gerektiğini vurguladı.
Bugün veri merkezlerinin birçok ülkeden daha fazla elektrik tükettiğine dikkat çeken Genel Sekreter, “Artık açık ve dürüst olmanın zamanı geldi,” dedi.
4. Adil dönüşüm
Temiz enerjiye geçişin çalışanlar, topluluklar ve gelişmekte olan ülkeler için fayda üretmesi gerektiğini belirten Guterres, bu sürecin Türkiye’de düzenlenecek COP31 tarafından da ileriye taşınacağını söyledi.
Guterres, “Dönüşümün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği artık tartışma konusu değildir. Mesele bunun yönetilen mi yoksa kaotik mi, adil mi yoksa eşitsiz mi olacağıdır,” dedi.
5. İklim etkilerine karşı en kırılgan kesimleri korumak
Uyum çalışmaları hayat kurtarır, toplulukları korur ve ekonomilerin şoklara dayanmasına yardımcı olur.
Genel Sekreter, gelişmiş ülkeleri uyum finansmanını iki katına çıkarma ve uzun vadede üç katına ulaştırma taahhütlerini yerine getirmeye çağırdı.
6. Adil finansman sağlamak
Birçok gelişmekte olan ülkenin temiz enerji yatırımları için gelişmiş ülkelere kıyasla iki ila üç kat daha yüksek maliyetle borçlandığını belirten Guterres, bunun temiz enerji dönüşümünü yavaşlattığını söyledi.
Genel Sekreter, Afrika’nın dünyanın en iyi güneş enerjisi kaynaklarının yüzde 60’ına sahip olmasına rağmen küresel temiz enerji yatırımlarının yalnızca yüzde 2’sini aldığını hatırlattı.
Gelişmiş ülkelerin Kayıp ve Zarar Fonu ile Yeşil İklim Fonu’na verdikleri destek sözlerini yerine getirmeleri gerektiğini vurguladı.
7. Bilimi ve gerçeği savunmak
Son olarak Guterres, iklim değişikliği konusunda kasıtlı olarak yayılan yanlış bilgilerin iklim eylemini geciktirdiğini ve toplumsal güveni zayıflattığını belirtti.
İklim ve çevre alanında çalışan gazetecilerin ve insan hakları savunucularının korunması gerektiğini vurgulayarak, BM, UNESCO ve Brezilya öncülüğünde yürütülen İklim Değişikliğinde Bilgi Bütünlüğü Küresel Girişimine dikkat çekti.
Genel Sekreter “Gerçekler önemlidir. Bilim önemlidir. Bilgi bütünlüğü önemlidir.” dedi.