Diplomatik misyonların temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, koşucular ve barış savunucuları, Uluslararası Barış Günü dolayısıyla Ankara Botanik Parkı’nda düzenlenen Barış Çanı Töreni’nde bir araya geldi.
Tören, Birleşmiş Milletler Türkiye ve Türk-Japon Vakfı tarafından, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlendi.
Etkinliğin açılışında konuşan Türk-Japon Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nejat Bora Sayan, barışın yalnızca savaşların sona ermesi değil; adaletin, insan haklarının, hoşgörünün ve karşılıklı saygının hâkim olduğu bir dünya anlamına geldiğini vurguladı. Sayan, kültür, eğitim, sanat ve gençler arasındaki etkileşimin kalıcı barışın inşasında güçlü araçlar olduğunu belirtti.
Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi Masami Tamura ise Dünya Barış Çanı’nın ortaya çıkış öyküsünü anlattı. İlk Barış Çanı, savaşın acı gerçeklerine bizzat tanıklık eden Chiyoji Nakagawa tarafından, insanlığın ortak barış özlemine somut bir ifade kazandırmak amacıyla 1954 yılında Birleşmiş Milletler’e armağan edildi. Dünyanın farklı yerlerindeki insanların bağışladığı madeni para ve madalyalardan dökülen Çan, uluslararası dayanışmanın kalıcı bir simgesi olmaya devam ediyor.
“Dünya Barış Çanı’nın burada bulunması, Japonya ile Türkiye arasındaki köklü dostluğu bize hatırlatıyor,” diyen Büyükelçi Tamura, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden 80 yılı aşkın süre geçmesine rağmen çatışmaların dünyanın birçok yerinde can almaya devam ettiğine dikkat çekti. Tamura, iki ülkeye tarihten ders çıkarma ve savaşların yol açtığı acıların tekrarlanmaması için birlikte çalışma çağrısında bulundu.
BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Ankara’nın bir Barış Çanı’na ev sahipliği yapmasının büyük bir şans olduğunu belirterek Çan’ı, “ülkelerin, kültürlerin ve kuşakların ortak özlemi olan barış içinde bir arada yaşama idealinin kalıcı bir hatırlatıcısı” olarak nitelendirdi.
Uluslararası Barış Günü’nün 2026 teması olan “Barışa Yatırım: Herkes İçin, Her Yerde, Her Gün” mesajına değinen Ahonsi, barışın sürekli emek ve eylem gerektirdiğini vurguladı.
“Diyaloğu seçtiğimizde, insan haklarını koruduğumuzda ve güven inşa ettiğimizde barışa yatırım yaparız,” diyen Ahonsi, “Barış yalnızca konferans masalarında değil; sınıflarda, mahallelerde ve insanların açık zihinler ve açık yüreklerle buluştuğu her yerde kurulur,” ifadelerini kullandı.
Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkanı Hatice İmer ise eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, gençlerin katılımı ve dayanışmanın barışçıl toplumların inşasındaki rolüne dikkat çekti. İmer, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmenin ve gençlere bugünü şekillendirmede anlamlı bir rol vermenin barışa yapılabilecek en değerli yatırımlar arasında yer aldığını vurguladı.
Barış için koşan sporcular da koşularını Barış Çanı’nda tamamlayarak törene katıldı. Sporcular, dayanışma mesajlarıyla sporun insanları ortak bir amaç etrafında bir araya getirme gücünü ortaya koydu.
Tören, Dr. Ahonsi, Büyükelçi Tamura ve Prof. Dr. Sayan’ın Barış Çanı’nı birlikte çalmasıyla sona erdi. Çanın sesi, barış umudunu toplumlarda, kurumlarda ve insanlar arasındaki ilişkilerde günlük eylemlere dönüştürme çağrısı olarak Ankara’dan yükseldi.