COP31'e Doğru: BM ve Akademisyenler İklim Eyleminin uygulanmasını hızlandırmak için iş birliğini güçlendiriyor
BM Türkiye ve SDSN Türkiye, COP31 öncesinde iklim eyleminin uygulanmasını hızlandırmak amacıyla akademisyenleri ve BM uzmanlarını bir araya getirdi
Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye ve Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) Türkiye iş birliğiyle düzenlenen "İklim Eylemi Öncelikleri, Ortaklıklar ve İnovasyon Akademi–BM Yuvarlak Masa Toplantısı", COP31 öncesinde bilim, inovasyon ve çok paydaşlı ortaklıkların iklim eyleminin uygulanmasını nasıl hızlandırabileceğini ve COP31'in kalıcı etkisine nasıl katkı sağlayabileceğini ele almak üzere önde gelen akademisyenleri ve BM uzmanlarını bir araya getirdi.
BM Türkiye COP31 Katılım Stratejisi kapsamında düzenlenen toplantıya, SDSN Türkiye üyesi üniversitelerden 15 akademisyen ile iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında çalışan yaklaşık 20 BM temsilcisi katıldı. Toplantıda, akademi ile BM arasındaki iş birliğinin güçlendirilerek bilimsel bilginin Türkiye'nin iklim hedeflerini ve sürdürülebilir kalkınma önceliklerini destekleyen somut çözümlere dönüştürülmesi ele alındı.
Toplantının açılışında konuşan BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, dünyanın iklim eyleminde uygulamanın ön plana çıktığı yeni bir döneme girdiğini vurguladı.
"COP31 Katılım Stratejimizde de vurguladığımız gibi, akademi yalnızca bilgi üreten bir kurum değil; hedefleri uygulamaya dönüştürmede kritik bir ortaktır." diyen Ahonsi, üniversitelerin ve araştırma kuruluşlarının politika üretimine bilimsel kanıt sağlama, inovasyonu destekleme, yeşil becerileri geliştirme ve adil dönüşüm için gerekli ortaklıkları güçlendirme konusunda hayati bir rol üstlendiğini belirtti.
Katılımcıları selamlayan SDSN Türkiye Direktörü Dr. Tamer Atabarut ise ağın Birleşmiş Milletler ile yakın iş birliği içinde çalışmaya hazır olduğunu ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde faaliyet gösteren SDSN Türkiye'nin, Türkiye genelinde 60'tan fazla üniversite ve araştırma kuruluşunu bir araya getirdiğini belirten Atabarut, ağın sürdürülebilir kalkınma için bilimsel temelli çözümlerin geliştirilmesine katkı sunduğunu ve BM ile ulusal paydaşlarla kurulacak güçlü iş birlikleri sayesinde bilgi ile uygulama arasındaki boşluğu kapatmaya hazır olduğunu söyledi.
Yuvarlak Masa Toplantısı'nın ana konuşmasını çevrim içi olarak gerçekleştiren BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs, COP31'in yeni taahhütlerden ziyade somut uygulamalara odaklanan bir konferans olması gerektiğini vurguladı.
Prof. Sachs, Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) ülkelerin iklim hedeflerini ortaya koyduğunu ancak bunların uygulanabilir operasyonel planlar olmadığını belirtti. Teknoloji yol haritaları, yatırım planları, finansman stratejileri ve bölgesel iş birliği senaryolarıyla desteklenen 20 ila 30 yıllık ayrıntılı karbonsuzlaşma planlarına ihtiyaç olduğunu ifade eden Sachs, hükümetlerin daha fazla veri ve hedef açıklamak yerine özellikle yenilenebilir enerji entegrasyonu ve sınır ötesi sıfır karbon enerji sistemleri için uygulanabilir senaryolar geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Katılımcılar, iklim hedeflerinin ölçülebilir sonuçlara dönüşebilmesi için araştırma, politika geliştirme, finansman ve uygulama arasında daha güçlü bağlar kurulmasının önemine dikkat çekti.
Toplantının ana gündem maddelerinden biri yeşil beceriler ve iklim okuryazarlığı oldu.
Katılımcılar, sürdürülebilirlik ve iklim eyleminin ilköğretimden yükseköğretime, mesleki eğitimden yaşam boyu öğrenmeye kadar tüm eğitim sistemine entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Üniversitelerin iş dünyasıyla daha yakın çalışarak müfredatlarını değişen iş gücü ihtiyaçlarına uyumlu hale getirmesi; yeşil ekonomi için yönetici eğitimleri, mikro yeterlilik programları ile yeniden beceri kazandırma ve beceri geliştirme fırsatlarını artırması gerektiği ifade edildi.
Görüşmelerde ayrıca gençlerin iklim liderleri olarak güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. İklim okuryazarlığı kampanyaları, iklim elçileri programları, Model BM kulüpleri ve uygulamalı öğrenme modelleri gibi girişimlerle gençlerin sürece daha etkin katılımının desteklenmesi gerektiği belirtildi. Katılımcılar, iklim eğitiminin yalnızca geleceğin mezunlarını değil, mevcut iş gücünü de kapsaması ve belediyeler, halk eğitim merkezleri ile özel sektör ortaklıkları aracılığıyla dezavantajlı gruplara ulaşması gerektiğini vurguladı.
Toplantıda öne çıkan bir diğer konu ise bilim, politika ve finansman arasındaki bağın güçlendirilmesi oldu.
Katılımcılar, üniversitelerin politika geliştirme süreçlerine bilimsel kanıt sağlamada, etki değerlendirmeleri yürütmede ve Türkiye'nin yeşil dönüşümü için gerekli beceri ve yetkinlikleri belirlemede önemli katkılar sunabileceğini ifade etti. Uluslararası düzeyde kullanılan yeşil işler ve yeşil beceriler tanımlarının Türkiye'nin koşullarına uyarlanmasının ve akademi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Konuşmacılar, başarılı bir iklim uygulamasının yalnızca güçlü araştırmalara değil, aynı zamanda yeterli finansmanın harekete geçirilmesine ve politika yapıcıların iklim yatırımlarının ekonomik faydalarına ikna edilmesine bağlı olduğunu vurguladı. Görüşmelerde, Türkiye'nin yeşil dönüşümünü desteklemek amacıyla geliştirilen Climate Implementation Bridge, uluslararası finans kuruluşları ve yeni iklim finansmanı mekanizmalarının sunduğu fırsatlar da ele alındı.
Toplantıda ayrıca COP31'in kalıcı bir miras bırakabilmesi için ortaklıkların nasıl güçlendirilebileceği değerlendirildi. Katılımcılar; pilot projeler, yaşayan laboratuvarlar (living labs), inovasyon platformları ve bilgi paylaşım mekanizmaları aracılığıyla akademi, kamu kurumları, belediyeler, özel sektör, finans kuruluşları ve sivil toplum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini önerdi. BM tarafından desteklenen başarılı uygulamaların ölçeklendirilmesi, etki değerlendirmelerinin geliştirilmesi ile Güney-Güney ve üçlü iş birliğinin araştırma ve inovasyon yoluyla genişletilmesi de öne çıkan öneriler arasında yer aldı.
Katılımcılar ayrıca sürdürülebilir sanayileşme, gıda sistemleri, su yönetimi, yapay zekâ, yenilenebilir enerji teknolojileri ve kentsel dayanıklılık gibi alanlarda iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. COP31 kapsamında gıda sistemleri gündemiyle bağlantılı bir Çiftçiler Forumu düzenlenmesi, iklim ve sürdürülebilirlik odaklı müfredat geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi ve üniversitelerin politika oluşturma ve uygulama süreçleriyle daha etkin şekilde buluşturulmasına yönelik öneriler dile getirildi.
Yuvarlak Masa Toplantısı; iklim ekonomisi, enerji dönüşümü, sanayide karbonsuzlaşma, tarım ve gıda sistemleri, şehir planlama, iklim politikaları, inovasyon, bilim ve teknoloji, sağlık ve iklim ile gençlik, beceriler ve eğitim alanlarında uzman akademisyenleri bir araya getirdi. Toplantıya Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesinden akademisyenler katılırken, Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Jeffrey Sachs da çevrim içi olarak toplantıya iştirak etti.
Toplantının sonunda katılımcılar, Birleşmiş Milletler'in akademiyi, politika yapıcıları, özel sektörü ve kalkınma ortaklarını bir araya getiren önemli bir kolaylaştırıcı ve birleştirici rol üstlendiği konusunda görüş birliğine vardı. Yuvarlak Masa Toplantısı'ndan elde edilen öneriler, BM Türkiye COP31 Katılım Stratejisi'nin uygulanmasına katkı sağlayacak, farklı paydaşlarla yürütülecek tematik diyalogları destekleyecek ve COP31 hazırlıkları kapsamında gerçekleştirilecek ortak girişimlere, çalışma gruplarına ve olası yan etkinliklere yön verecek.