Türkiye COP31’e Hazırlanırken: COP30’un Öne Çıkan Sonuçlarına Bakış
Türkiye COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken COP30'da alınan kararlar iklim müzakerelerinde nasıl bir temel oluşturuyor?
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu dönemde, COP30’un sonuçları küresel iklim eylemi ve enerji dönüşümüne ilişkin tartışmaların bir sonraki aşamasına zemin oluşturuyor. Belém’de alınan kararlar; iklim finansmanının ölçeklendirilmesi, Paris Anlaşması’nın uygulanmasının hızlandırılması ve kayıp-zarar fonunun işlerlik kazanması gibi kritik alanlarda ilerleme sağlarken, fosil yakıtlardan çıkış konusundaki eksik taahhüt küresel müzakerelerde süren zorlukları da ortaya koyuyor.
COP30’un öne çıkan sonuçları
COP30, önümüzdeki on yılı şekillendirecek geniş kapsamlı bir paketle sonuçlandı. Ülkeler:
- 2035’e kadar yıllık 1,3 trilyon ABD doları iklim finansmanı mobilizasyonu,
- Uyum finansmanının 2025’e kadar iki katına, 2035’e kadar üç katına çıkarılması,
- Kayıp ve zarar fonunun operasyonelleştirilmesi ve düzenli yenileme döngüleri,
- Küresel Uygulama Hızlandırıcısı ve 1,5°C için Belém Misyonunun başlatılması,
- COP tarihinde ilk kez iklim dezenformasyonu ile mücadele taahhüdü,
konularında anlaşmaya vardı.
Fosil yakıtlardan çıkışa ilişkin açık bir ifade metne dahil edilmedi. 80’den fazla ülkenin desteklediği resmi yol haritası önerisi önceki taslakta yer alsa da son müzakerelerde metinden çıkarıldı. Nihai karar sadece COP28’de kabul edilen “fosil yakıtlardan uzaklaşma” yönündeki UAE Mutabakatı’na atıf yapıyor.
Uygulama odaklı bir dönüm noktası
İki haftalık yoğun müzakereler sonucunda kabul edilen metin, ülkelerin ulusal katkı beyanları (NDC) ve uyum planlarını hayata geçirmelerini desteklemeye odaklanıyor. Metinde ilk kez iklim dezenformasyonuna yer verilmesi, yanlış bilginin bilim temelli politikalara ve kamu güvenine verdiği zarar konusunda artan farkındalığın göstergesi.
COP30’u açılış konuşmasında “gerçeklerin COP’u” olarak tanımlayan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın mesajı da bu yaklaşımı yansıtıyor.
COP30 Başkanlığı tarafından duyurulan yol haritaları
COP30 Başkanı André Corrêa do Lago, fosil yakıt geçişi konusunda beklentilerin tam karşılanamadığını kabul ederek iki yol haritası hazırlayacaklarını açıkladı:
- biri ormansızlaşmayı durdurmak ve tersine çevirmek,
- diğeri fosil yakıtlardan adil, planlı ve eşitlikçi bir geçiş sağlamak üzere.
Zorlu müzakereler
Görüşmeler, yerli toplulukların daha güçlü Amazon koruması talepleriyle yaptığı protestolar ve konferans alanındaki bir yangın nedeniyle kesintiye uğradı. Müzakereciler gece boyunca çalışarak dayanışma, finansman ve uygulama odaklı bir metin üzerinde uzlaştı.
BM liderliğinin değerlendirmeleri
BM Genel Sekreteri António Guterres, COP30’un önemli ilerlemeler sağladığını ancak “gereken her şeyin” başarılamadığını belirtti. 1,5°C hedefinin elde tutulabilmesi için derin ve hızlı emisyon azaltımlarıyla büyük ölçekli iklim finansmanının zorunlu olduğunu vurguladı.
BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell ise tüm zorluklara rağmen 194 ülkenin “yaşanabilir bir gezegen için mücadelede” birlik olduğunu ifade ederek düşük emisyonlu kalkınmaya geçişin “geri döndürülemez” olduğunu söyledi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının fosil yakıt yatırımlarını ikiye bir geride bıraktığını hatırlattı.
Müzakere dışı kazanımlar: Eylem Gündemi
Brezilya Başkanlığı, COP30’un Eylem Gündemi kapsamındaki gönüllü taahhütleri de vurguladı:
- Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu: 5,5 milyar dolar kaynak; bunun %20’si yerli halklara ayrıldı.
- Belém Sağlık Eylem Planı: İklim kaynaklı sağlık risklerine yönelik ilk küresel girişim; 300 milyon dolar destek.
- UNEZA İttifakı: Yenilenebilir enerji için yıllık 66 milyar dolar, iletim ve depolama için 82 milyar dolar taahhüdü.
- Şehirler ve şirketler koalisyonu: 2024’te 850 bin tondan fazla CO₂ azaltımı bildirdi.
Ülkeler ayrıca adil geçiş mekanizması geliştirilmesi konusunda uzlaştı.
COP31 hazırlıkları ilerlerken Türkiye ve Avustralya, yıl boyunca sürece yön verecek ortak bir liderlik modeli üzerinde uzlaştı. Bu çerçevede Türkiye, COP31 Başkanı olarak 2026’daki Konferansa Antalya'da ev sahipliği yapacak; müzakere sürecini yürütmek üzere Avustralya’dan bir temsilciyi Müzakereler Başkanı olarak görevlendirecek. Müzakereler Başkanı, COP31 süresince tüm müzakere süreçlerinde münhasır yetkiye sahip olacak. Türkiye; ev sahipliği, iletişim, COP31 Eylem Gündemi ile BM Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve Avustralya’nın önerdiği Gençlik Şampiyonu atamalarından sorumlu olacak. Avustralya ise Pasifik ada ülkeleriyle birlikte Pasifik’te düzenlenecek Pre-COP’a liderlik edecek; yıl boyunca müzakere yetkilerini yürütecek, danışma toplantıları düzenleyecek ve müzakere metinlerini hazırlayacak. Her iki ülke, Pasifik ülkelerinin güçlü katılımıyla, COP31 Eylem Gündemi’ni ileri taşımayı ve özellikle Küçük Ada Devletlerinin iklim finansmanı ihtiyaçlarına odaklanacak bir oturum ile Pasifik Dayanıklılık Mekanizması için taahhütlerin artırılmasını sağlamayı hedefleyecek.