COP30’dan Eylem Çağrısı: “Finansman Olursa, İlerleme Hızlanır”
İklim finansmanı verilen sözlerden hayat kurtaran bir desteğe dönüşebilir mi?
Dünyanın gözleri Amazon’a çevrilmişken, COP30’un bir haftadır sürdüğü Brezilya’nın Belém kentinde tek bir soru öne çıkıyor: İklim finansmanı verilen sözlerden hayat kurtaran bir desteğe dönüşebilir mi?
Her müzakere masasında, her diplomatik açıklamada, iklim krizinin ön saflarında yer alan ülkelerin paylaştığı sert bir gerçek yatıyor: Finansman olmadan güvenlik, adalet ya da hayatta kalmanın yolu yok.
Yaşanabilir bir gezegen ve milyonlarca insanın korunması için acil eylemler gerekiyor. Ancak tüm bu adımlar – her ilerleme, her dayanıklılık kalkanı – tek bir temel unsurla mümkün: finansman.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP30) otuzuncu oturumu, 10–21 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belém kentinde düzenleniyor.
Bu yılki konferans, Paris Anlaşması’nın 10. yıl dönümüne denk geliyor ve dünyanın dört bir yanından hükümetler, özel sektör, sivil toplum ve gençlik temsilcilerini bir araya getiriyor.
COP30’un odak noktası, iklim finansmanının hızlandırılması, adil enerji dönüşümü ve biyolojik çeşitliliğin korunması olarak öne çıkıyor.
Cumartesi günü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP) tartışmaların odağında finansal seferberlik, yani liderlerin deyimiyle “iklim geçişinin motoru” yer aldı.
Hayatta Kalma Meselesi
COP30 kapsamında düzenlenen Üçüncü Üst Düzey Bakanlar Diyaloğu’nda, iklim etkilerinden en fazla zarar gören ülkelerin temsilcileri, finansal kaynaklara erişimi “bir hayatta kalma meselesi” olarak tanımladı.
BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock, açılış konuşmasında COP30’un, yıllık 1,3 trilyon dolara kadar iklim finansmanının uygulanmaya başlamasının dönüm noktası olması gerektiğini söyledi. Bu fonların “en fazla ihtiyaç duyanlara hızlı, şeffaf ve adil biçimde ulaşması” gerektiğini vurguladı.
Baerbock, iklim eylemi ile sosyal adaletin “ayrılmaz” olduğunu belirterek şunları ekledi:
“İklim güvensizliği açlığı ve yoksulluğu körüklüyor; yoksulluk göçü ve çatışmayı tetikliyor; çatışma ise yoksulluğu derinleştirip yatırımı engelliyor.”
Baerbokc, bu kısır döngünün kırılmasının küresel iklim hedeflerine ulaşmak için zorunlu olduğunu ifade etti.
Yenilenebilir Enerji Önde
Paris Anlaşması’nın 10. yıldönümü olduğunu hatırlatan Baerbock, 2015’te 190’dan fazla ülkenin katılımıyla imzalanan bu tarihi anlaşmanın delegeleri gözyaşlarına boğduğunu söyledi. O dönemde yenilenebilir enerjinin “gerçekçi olmadığının” düşünüldüğünü, ancak bugün dünyanın en hızlı büyüyen enerji kaynağı haline geldiğini belirtti.
2024’te temiz enerji yatırımları 2 trilyon dolara ulaştı – bu rakam fosil yakıtlara yapılan yatırımlardan 800 milyar dolar daha fazla. Güneş enerjisi, tarihin en ucuz elektrik kaynağı haline geldi.
Afrika’nın Kullanılmayan Potansiyeli
Buna karşın Baerbock, sermayenin hâlâ en çok ihtiyaç duyulan yerlere akmadığını, özellikle Afrika’da büyük bir potansiyelin atıl durumda olduğunu vurguladı.
Afrika’da 600 milyondan fazla insan hâlâ elektriğe erişemiyor; oysa kıtanın yenilenebilir enerji potansiyeli 2040 yılı için öngörülen küresel elektrik talebinin 50 katı.
Baerbock, gelişmiş ülkeleri teknolojik ve finansal taahhütlerini yerine getirmeye ve küresel finansal kurumlarda reform yapmaya çağırdı.
İklim Eyleminin “Can Damarı”
BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, toplantıda yaptığı konuşmada iklim finansmanının dönüştürücü gücünü vurguladı.
Finansmanı “iklim eyleminin can damarı” olarak nitelendiren Stiell, bunun “planları ilerlemeye, hedefleri uygulamaya” dönüştürebileceğini söyledi.
Ancak Stiell, en savunmasız ülkelerin hâlâ uzun süredir vaat edilen fonlara erişmekte ciddi zorluklar yaşadığını belirtti.
“Finans Akarsa, Hedef Büyür”
Dünyada temiz enerjiye, dirençliliğe ve adil dönüşüme milyarlarca dolar yatırılmış olmasına rağmen, Stiell toplam hacmin hâlâ “yetersiz, öngörülemez ve adil biçimde dağıtılmamış” olduğunu söyledi.
COP30’da dünya, iklim iş birliğinin gerçekten sonuç verip vermediğinin kanıtını arıyor.
“Gerçek finansman, hızlı ve adil bir şekilde akmalı; bu, iklim iş birliğinin işe yaradığının kanıtıdır,” diyen Stiell, bugünkü yatırımların “21. yüzyılın büyüme hikayesini” şekillendirebileceğini belirtti.
BM İklim Şefi şu sözlerle konuşmasını tamamladı: “Finansman olursa, ilerleme hızlanır”
Stiell, bunun, istihdam yaratan, yaşam maliyetini düşüren, sağlık sonuçlarını iyileştiren, toplulukları koruyan ve herkes için daha dirençli, refah dolu bir gezegeni güvence altına alan bir uygulamayı mümkün kılacağını kaydetti.