Guterres: Dünya dört güç sınavıyla karşı karşıyayken “çatlaklar kanyonlara dönüştü”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM 81. Genel Kurulunun açılışında konuştu
İnsanlık; savaş ve barış, eşitsizlik, iklim değişikliği ve yapay zekâ alanlarında, dünyanın yeni bir iş birliği dönemine mi yoksa daha derin bölünmelere mi sürükleneceğini belirleyecek dört kritik “güç sınavıyla” karşı karşıya.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, BM Genel Kurulunun 81. Oturumunda Dünya Liderlerinin BM kürsüsünden dünyaya seslendikleri üst düzeyli oturum olan Genel Görüşmelerin açılışında konuştu.
Öne çıkanlar
- BM Genel Sekreteri, ölüm kalım kararlarının asla makinelere bırakılamayacağını vurgulayarak yapay zekâ yönetişiminde bağlayıcı uluslararası iş birliği çağrısı yaptı.
- Güvenlik Konseyi’nde daimi Afrika temsilinin hâlâ bulunmamasını “savunulamaz” olarak nitelendiren Guterres, Güvenlik Konseyinde reform çağrısını yineledi.
- BM, tarihinde ilk kez üst düzey yönetim kadroları ve personel genelinde tam toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaştı.
BM Genel Sekreterliği görev süresinin sona ermesine yaklaşık 100 gün kala BM Genel Kurulunda kapsamlı bir konuşma yapan Guterres, dünyanın karşı karşıya olduğu en acil krizlerin birbirinden bağımsız sorunlar olmadığını, gücün nasıl ve kimler tarafından kullanıldığına ilişkin aynı temel mücadelenin farklı yansımaları olduğunu söyledi.
Guterres, BM’nin yıllık raporunu sunarken, “En büyük güç, hükmetme gücü değildir. Herkes için işleyen bir gelecek inşa etme gücüdür” dedi.
Savaşlarda sivillerin hedef alınmasından insani yardım çalışanlarının öldürülmesine, uluslararası hukukun “bir kenara itilmesinden” ülkeler arasındaki güvenin aşınmasına kadar uluslararası normların zayıfladığı bir on yıl yaşandığını belirten Guterres, gücün üç temel şekilde yeniden biçimlendiğini kaydetti:
- Yeni devlet güçlerinin ortaya çıkması,
- Yetkinin önemli ölçüde hükümetlerden özel şirketlere ve bireylere geçmesi,
- Daha önce insanlara ait olan kararlarda yapay zekâ ve otonom silahların giderek daha fazla rol oynaması.
“Dünyamızdaki fay hatları genişliyor” diyen Guterres, “Çatlaklar kanyonlara dönüştü” ifadesini kullandı.
Parçalanmayı kaçınılmaz olarak kabul etmek yerine iş birliğine ivme kazandırılması; karşılıklı bağımlılık ve ortak kurallar üzerine kurulu, gerçek anlamda küresel bir ağ oluşturulması çağrısında bulundu. Ayrıca, dünyanın farklı ekonomik ve güvenlik sistemlerine sahip rakip bloklara ayrılması tehlikesine karşı uyardı. Guterres, bu olasılığı son yıllarda “Büyük Kopuş” olarak tanımlıyor.
Ufukta gerçek bir ateşkes görünmüyor
Orta Doğu, Ukrayna, Sudan ve Myanmar’da birbiri ardına yaşanan krizlere işaret eden Guterres, sözde ateşkeslerin çoğu zaman yalnızca “daha az şiddetli çatışmalardan” ibaret kaldığını ve bedeli sivillerin ödemeye devam ettiğini söyledi.
Gazze konusunda Uluslararası Adalet Divanı’nın kararlarına uyulması çağrısını yineleyen Guterres, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da yerleşimlerin genişletilmesinin iki devletli çözüm olasılığını ortadan kaldırma tehdidi oluşturduğu uyarısında bulundu.
Guterres ayrıca Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgalini BM Şartı’nın açık bir ihlali olarak kınadı.
Güvenlik Konseyi’nde reform yapılmasına yönelik uzun süredir dile getirdiği çağrıyı yineleyen Guterres, 15 üyeli Konsey’in bugünkünden çok farklı bir jeopolitik dönemde kurulmuş olduğuna dikkat çekti. Afrika’nın Konsey’de hâlâ daimi temsile sahip olmamasını ise “adaletsiz ve savunulamaz” olarak nitelendirdi.
“Eşitlik bir hayal değil, bir karardır”
Küresel servet rekor düzeylere ulaşırken milyarlarca insanın hâlâ gıdaya, temiz suya, eğitime ve sağlık hizmetlerine erişemediğine dikkat çeken Guterres, eşitsizliğin yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını söyledi. Bunun aynı zamanda fırsatlar, kaynaklar ve kendi geleceğini belirleme hakkı üzerindeki güçle ilgili bir mesele olduğunu vurguladı.
Guterres, uzun süredir dile getirdiği üzere, uluslararası finans sisteminin gelişmekte olan ülkeleri ağır borç yükü altında bıraktığını; bu ülkelerin, ortaya çıkmasında çok az pay sahibi oldukları iklim felaketleriyle de mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtti.
Bu kapsamda borç hafifletme süreçlerinin hızlandırılması, çok taraflı kalkınma bankalarının daha cesur adımlar atması ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından oluşturulan Özel Çekme Haklarına daha adil erişim sağlanması çağrısında bulundu.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine özel yer ayıran Guterres, BM’nin tarihinde ilk kez üst düzey yönetim kadrolarında, genel merkez personeli arasında ve profesyonel görevlerde tam toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaştığını açıkladı.
BM’de kaydedilen ilerlemenin, kökleşmiş güç yapılarının değiştirilebileceğini gösterdiğini belirten Guterres, “Eşitlik bir hayal değil, bir karardır” dedi.
İki büyük sınav: İklim ve yapay zekâ
İklim krizini “nesiller arasındaki en derin güç dengesizliği” olarak tanımlayan Guterres, küresel sıcaklık artışının 1,5°C eşiğini aşmasının neredeyse kesin olduğu uyarısında bulundu.
Kirleticilerin “bedel ödemesi” ve gelişmiş ülkelerin uyum finansmanını üç katına çıkarması çağrısı yapan Guterres, büyük petrol şirketlerinin Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana önemli kârlar elde ettiğini, buna karşılık gelişmekte olan ülkelere sağlanan küresel iklim uyum finansmanının bu miktarın yalnızca küçük bir bölümünde kaldığını söyledi.
Yapay zekâ konusuna da değinen Genel Sekreter, gücün giderek veri, hesaplama kapasitesi ve algoritmalarda yoğunlaştığını; teknolojideki ilerlemenin insanlığın onu yönetme kapasitesinden daha hızlı gerçekleştiğini belirtti.
“Tehlike teknolojinin kendisi değil” diyen Guterres, “Tehlike, hesap verebilirlikten yoksun teknolojidir” ifadesini kullandı.
Katil robotlar yasaklanmalı
Guterres, yapay zekâya yönelik koruyucu kuralların oluşturulması gerektiğini, çocukların denetimsiz sistemlerin denekleri hâline asla getirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Ölüm kalım kararları asla makinelere bırakılamaz” diyen Guterres, “Katil robotların geleceğimizde yeri olmamalı” uyarısında bulundu.
Bu risklerle mücadele etmek amacıyla bağımsız gözetim mekanizmasına sahip, çok taraflı bir yapay zekâ risk yönetimi çerçevesi oluşturulması çağrısı yaptı.
Daha zayıf değil, daha güçlü bir BM
Barış, kalkınma ve insan haklarının BM Şartı’nın birbirinden ayrılmaz sütunları olduğunu bir kez daha vurgulayan Guterres, insan onuru ve hakların güvenlik ve fırsatlardan ayrı düşünülebileceği anlayışını reddetti.
Birleşmiş Milletler’in, 80 yılı aşkın süre önce İkinci Dünya Savaşı’nın cephelerinde yaşanan küresel felaket karşısında; geleceği korkuya teslim etmeyi reddeden insanların ve geleceklerinin birbirine bağlı olduğunu bilen ülkelerin umut dolu bir meydan okuma eylemi olarak kurulduğunu hatırlattı.
Görevde kalan süresi boyunca bu “kararlılık ruhunu” yaşatacağına söz veren Guterres, Genel Sekreterlik görevinden ayrıldıktan sonra da BM Şartı’nın değerlerini savunmayı sürdüreceğini belirtti.
Guterres sözlerini şöyle tamamladı:
“Dünyanın daha zayıf bir Birleşmiş Milletler’e ihtiyacı yok. Dünyanın, mevcut gerçeklerle yüzleşecek kadar güçlü ve olması gereken dünyayı inşa edecek kadar kararlı bir BM’ye ihtiyacı var.”