COP31'e Doğru: Ankara Medipol Üniversitesi'nde iklim ve sağlık paneli
BM Türkiye Ankara Medipol Üniversitesi'nde iklim ve sağlık konusunda öğrencilerle biraraya geldi
Ankara Medipol Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Türkiye’nin katılımıyla “Tek Sağlık ve İklim-Sağlığın Geleceği: Halk Sağlığı ve İklim Değişikliği” başlıklı bir panele ev sahipliği yaptı. Panelde öğrenciler, akademisyenler ve halk sağlığı uzmanları; Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 süreci kapsamında gençlerin katılımı, çok taraflı iş birliği ve ortak iklim eylemi konularını ele aldı.
Ankara Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tolga Tolunay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, iklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki artan etkileri ile insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirine bağlı olduğunu kabul eden “Tek Sağlık” yaklaşımının önemi üzerinde duruldu.
Prof. Dr. Tolunay, dayanıklı sağlık sistemlerinin Tek Sağlık yaklaşımının merkezinde yer aldığını belirterek, küresel risklere karşı zamanında müdahale ve koordineli eylemin önemini vurguladı.
Panelde Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, Dünya Sağlık Örgütü’nden (WHO) Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tufan Nayır ve Ankara Medipol Üniversitesi’nden Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Funda Kocaay yer aldı.
Öğrencilere hitap eden Dr. Ahonsi, gençlerin iklim çözümlerinin şekillendirilmesinde ve dayanıklılığın güçlendirilmesinde merkezi bir role sahip olduğunu ifade etti.
“Gençler yalnızca katılımcılar değil; aynı zamanda değişimin öncüleridir,” diyen Dr. Ahonsi, öğrencileri iklim savunuculuğu, yenilikçilik ve toplum temelli çözümlerde aktif rol almaya çağırdı.
Gençlerin karar alma süreçlerine anlamlı biçimde dahil edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Ahonsi, “Gençlerin yalnızca izleyici olarak değil, karar alma masasında da yer alması gerekiyor. Fikirleri ciddiye alınmalı ve politikalara yansıtılmalıdır,” dedi.
COP31 hazırlıklarına değinen Dr. Ahonsi, gençlerin iklim tartışmalarının merkezine yerleştirilmesine yönelik çabaları memnuniyetle karşıladığını belirtti.
“Genç iklim elçilerinin güçlendirilmesiyle Türkiye, gençleri iklim eyleminin merkezine yerleştirme ve gelecek nesillerin sesinin ortak geleceğimizi şekillendirmesini sağlama konusunda güçlü bir liderlik ortaya koyuyor,” ifadelerini kullandı.
Dr. Ahonsi ayrıca iklim kriziyle mücadelede bilgi, yenilikçilik ve iş birliğinin önemine dikkat çekti.
“Bu on yılın belirleyici sorusu hız — ve adalettir. Geçişin ne kadar hızlı gerçekleşeceğini ve bundan kimin fayda sağlayacağını sizin kuşağınız belirleyecek,” dedi.
Öğrencileri BM Türkiye’nin çalışmalarını takip etmeye ve iklim çözümlerine aktif katkı sunmaya davet eden Dr. Ahonsi, “Değişim, ortak çalışmanın gücüne inandığımız ve hep birlikte harekete geçtiğimizde gerçekleşecektir,” dedi.
Panel sırasında Doç. Dr. Tufan Nayır, Dünya Sağlık Örgütü’nün Tek Sağlık yaklaşımını uyarlanabilir bir çerçeve olarak ele aldığını belirterek, küresel risklerin tüm ülkeleri etkilediğini ancak her ülkenin kendi koşullarına göre farklı önceliklere ve eylem alanlarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Nayır, Türkiye’de WHO’nun, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dahil olmak üzere BM ortakları ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yakın iş birliği içinde çalışarak Tek Sağlık yaklaşımını kurumsallaştırmaya yönelik mekanizmaları güçlendirdiğini söyledi.
Doç. Dr. Funda Kocaay ise ekosistemlerin derin bir şekilde birbirine bağlı olduğunu vurgulayarak, hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığı hazırlığının güçlendirilmesi için kurumlar ve paydaşlar arasında iletişim ve bilgi paylaşımının artırılmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Kocaay ayrıca, halk sağlığı sorunlarına karşı en etkili çözümün önleme olduğunu ifade etti.
Tartışmalar boyunca panelistler, iklim-sağlık ilişkisini ele almak için çok taraflılık, iş birliği ve iyi uygulama örneklerinin paylaşımının önemine dikkat çekti. İklim eyleminin sağlık açısından ortak faydaları ile hazırlık, dayanıklılık ve kapsayıcı katılım konuları da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Etkinlik, BM Türkiye’nin COP31 yolunda iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve çok taraflı iş birliğinin geleceği konularında üniversiteler ve gençlerle sürdürdüğü etkileşimin bir yansıması oldu. Öğrenciler, soru-cevap bölümleri ve panelistlerle yapılan etkileşimler aracılığıyla iklim dayanıklılığı, halk sağlığı ve sürdürülebilir çözümler konularında görüş ve önerilerini paylaştı.