COP31'e doğru: İklim eyleminde yeni bir dönem için İstanbul'dan güçlü bir mesaj verildi
17 Şubat 2026
Caption: From left to right: UN Climate Change Executive Secretary Simon Stiell, Türkiye’s Minister of Environment, Urbanization and Climate Change and COP31 President-Designate Murat Kurum and COP30 President André Corrêa do Lago during the COP31 preparatory press conference in Istanbul, 12 February 2026.
BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Stiell ve COP31 Başkanı Bakan Kurum COP31 basın toplantısında basın mensupları ile bir araya geldi
BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile mevcut ve yaklaşan BM iklim konferansı başkanlıklarının temsilcileri, Kasım 2026’da Antalya'da düzenlenecek 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında 12 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarıyla bir araya geldi.
Basın toplantısı, COP31 Başkanlığı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sekretaryası ile mevcut ve önceki COP başkanlıklarının temsilcilerini bir araya getiren bir dizi stratejik görüşmenin ardından gerçekleştirildi. Brifinge Türkiye’den ve uluslararası medya kuruluşlarından gazeteciler katıldı.
"Ancak iklim eylemi, istikrarsız bir dünyada istikrar sağlayabilir"
Basına hitap eden BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, küresel istikrarsızlık dönemi olarak nitelendirdiği mevcut ortamda uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Ancak iklim eylemi, istikrarsız bir dünyada istikrar sağlayabilir,” diyen Stiell, “Mevcut kaos karşısında uluslararası iklim iş birliğinde yeni bir dönemi birlikte ileriye taşımamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Caption: UNFCCC Executive Secretary speaking at the press conference in Istanbul. 12 February 2026
Stiell, ortaklıklar, finansman ve ekonomiler ile toplumlar genelinde hızlandırılmış uygulamalar yoluyla somut sonuçların hayata geçirilmesine odaklanan yeni bir “uygulama dönemine” geçilmesi gerektiğini vurguladı. COP31’in iklim iş birliği açısından kritik bir dönemde gerçekleşeceğini belirten Stiell, iklim eyleminin enerji güvenliği, ekonomik dayanıklılık ve uzun vadeli istikrara katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeleri ve sıfır atık girişimleri gibi çalışmalara atıfta bulunarak, Paris Anlaşması’nın uygulanması ve önceki COP toplantılarında elde edilen kazanımların ivmesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye ve Avustralya birlikte çalışacak
Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, COP31 hazırlıklarının sonuç odaklı bir yaklaşımla ilerlediğini belirtti. Ortaklarla iş birliğine vurgu yapan Kurum, “COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak istişare ve iş birliğine dayalı bir anlayışla çalışacağız” dedi.
Kurum, “COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin sürece yaklaşımının “Tek ses değil Diyalog, Ayrılık değil Uzlaşı, Durağanlık değil Aksiyon” ilkeleri doğrultusunda şekillendiğini söyledi. Güçlü ve iyi yapılandırılmış bir eylem ajandasının Mart ayında açıklanacağını belirten Kurum, COP31 Başkanlığı’nın kapsayıcı ve tarafsız bir yaklaşım benimseyerek kimseyi geride bırakmadan tüm seslerin duyulmasını sağlamayı hedeflediğini vurguladı.
Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı ve COP31 Müzakereler Başkanı Chris Bowen, Canberra’dan gönderdiği video mesajla basın toplantısına katıldı. Bowen, COP başkanlıkları ve ortaklar arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, Avustralya, Türkiye ve Pasifik ortaklarının müzakereler ile uygulama süreçlerinin birlikte ilerlemesini sağlamak amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade etti. Bu ortaklığı, çok taraflı iş birliğine olan güveni yansıtan “benzersiz ve yenilikçi bir model” olarak tanımlayan Bowen, COP31’in iklim eylemi açısından belirleyici olan bu on yılda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında bir köprü görevi görmesi gerektiğini söyledi.
Bowen ayrıca, Paris Anlaşması’ndan bu yana küresel ısınma projeksiyonlarının azaltılması dahil olmak üzere ilerleme kaydedilmiş olsa da, iklime karşı kırılgan ülkelerin korunması ve uygulamaların hızlandırılması için daha yapılacak çok iş olduğunu vurguladı. “Hiçbir ülke iklim değişikliğiyle tek başına mücadele edemez” diyen Bowen, ortak öğrenme ve kolektif eylemin öneminin altını çizdi.
Teknik toplantılar için İstanbul’da bulunan COP30 Başkanı André Corrêa do Lago da basın toplantısına katıldı. Delegasyonun Antalya’da planlanan alanlara ilişkin bilgi aldığını belirten Corrêa do Lago, COP alanının oldukça umut verici göründüğünü ve Antalya’nın konferans için mükemmel bir ortam sunmasının beklendiğini ifade etti.
Konuşmacılar, iklim değişikliğiyle mücadelede çok taraflı iş birliğinin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, uygulama süreçlerinin yatırım, finansman ve hükümetler, özel sektör ile sivil toplumun geniş katılımıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
COP31’in 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanıyor. Konferans, Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerin uygulanmasını ilerletmek ve küresel iklim eylemini güçlendirmek amacıyla hükümetleri, uluslararası kuruluşları, iş dünyasını ve sivil toplumu bir araya getirecek.
Bu girişime dahil BM kuruluşları
RCO
United Nations Resident Coordinator Office
UNFCCC
United Nations Framework Convention on Climate Change