COP30 Konferansı Öncesinde Üst Düzey Zirvede yeni Ulusal İklim Planları açıklandı
Türkiye dahil 100 ülke BM Genel Kurulu'nda yeni ulusal iklim eylem planlarını açıkladı veya yineledi.
BM Genel Kurulu’nun üst düzey haftası kapsamında 24 Eylül tarihinde düzenlenen toplantıda, temiz enerjiye geçişi hızlandırmaktan milyonlarca ağaç dikimine kadar birçok konuda, Türkiye'de dahil 100’den fazla ülkenin lideri yeni ulusal iklim eylem planlarını açıkladı veya mevcut taahhütlerini yineledi.
Brezilya’nın Amazon şehri Belém’de Kasım ayında başlayacak COP30 konferansının ev sahibi Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula Da Silva ile BM Genel Sekreteri António Guterres’in birlikte düzenlediği zirve, ezber bozan bir buluşma olarak nitelendirildi.
Toplantının başında önde gelen iklim bilimciler Johan Rockström ve Katharine Hayhoe, Paris İlkim Anlaşması kapsamındaki küresel çabaların mevcut durumuna dair çarpıcı bir değerlendirme sundu. 2015’te kabul edilen bu tarihi anlaşma, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde sınırlamayı hedefliyor.
‘Derin bir endişe’
Aradan on yıl geçmesine rağmen, küresel ısınmaya neden olan sera gazı emisyonları artmaya devam ediyor. Geçen yıl ise küresel sıcaklık artışı ilk kez 1,5 dereceyi aştı.
i Conservation International’ın baş bilimcisi Prof. Rockström “Bu, derin bir endişe kaynağıdır,” dedi. “Daha da kaygı verici olan, ısınmanın emisyonları geride bırakacak şekilde hızlanıyor gibi görünmesidir" diye ekledi.
Yine de 1,5 derece hedefinin hâlâ mümkün olduğunu vurgulayan iki uzman, çözümler arasında fosil yakıtlardan temiz enerji kaynaklarına geçişi ve gıda sistemlerini israfı ortadan kaldıracak şekilde dönüştürmeyi öne çıkardı.
2019 "UN Champions of the Earth" Ödülü sahibi Prof. Hayhoe “Bu felaketi tek başımıza önleyemeyiz. Ama birlikte başarabiliriz. Daha güçlü hedefler koyarak, daha hızlı hareket ederek ve daha derin taahhütler vererek” diye konuştu.
Daha fazla eylem çağrısı: Guterres
Paris Anlaşması uyarınca, hükümetlerin önümüzdeki on yıl için cesur adımları ortaya koyan “Ulusal Katkı Beyanlarını” (NDC) sunmaları gerekiyor.
Genel Sekreter’e göre, anlaşma şimdiden fark yaratmış durumda: Geçen 10 yıl içinde, mevcut planların tam uygulanması halinde öngörülen sıcaklık artışı 4 dereceden 3 derecenin altına düştü.
BM Genel Sekreteri "Şimdi, 2035 için çok daha ileri ve hızlı yeni planlara ihtiyacımız var; 1,5 derece hedefiyle uyumlu şekilde emisyonları dramatik biçimde azaltacak, tüm sektörleri kapsayacak ve adil bir enerji dönüşümünü hızlandıracak planlara" diye konuştu.
Guterres, COP30’un “bizi doğru yola sokacak güvenilir bir küresel plan ile sonuçlanması gerektiğini” vurguladı ve beş kritik eylem alanını sıraladı: temiz enerjiye geçişin hızlandırılması, metan emisyonlarının büyük ölçüde azaltılması, ormanların korunması, ağır sanayiden kaynaklanan emisyonların düşürülmesi ve gelişmekte olan ülkeler için iklim adaletinin sağlanması.
Lula: ‘Ödevinizi yapın’
COP30’a yalnızca birkaç hafta kalmışken, Brezilya Devlet Başkanı Lula “Dünya Belém’e ödevini yapmış olarak mı gelecek?” diye sordu.
Enerji dönüşümünün, “Sanayi Devrimi ile kıyaslanabilecek üretimsel ve teknolojik bir dönüşümün kapısını açtığını” söyleyen Lula, NDC’lerin ise “ülkeleri bu değişimde yönlendirecek yol haritası” olduğunu belirtti.
Brezilya’nın, tüm sektörleri kapsayacak şekilde sera gazı emisyonlarını yüzde 59 ile 67 arasında azaltmayı taahhüt ettiğini ve 2030’a kadar ormansızlaşmayı sona erdirmeye yönelik çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Türkiye’den güçlü taahhütler
Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde yenilenebilir enerjinin payını bu yıl itibarıyla yüzde 60’ın üzerine çıkardığını açıkladı.
Erdoğan “Yenilenebilir enerji payını artırırken ve enerji verimliliğini geliştirirken, sanayide düşük karbon teknolojilerini yaygınlaştırıyoruz. Bu yıl itibarıyla toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60’ın üzerine çıkardık" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı ayrıca elektrikli araç üretimi ve demiryolu yatırımları dâhil olmak üzere altyapıyı güçlendirme çabalarını vurguladı.
“2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda, temel sektörleri dönüştürmeye devam edeceğiz,” diye ekledi.
Türkiye’nin emisyon ticaret sistemi kurma, yeşil finans stratejisi uygulama ve ulusal yeşil taksonomi geliştirme yönündeki çalışmalarına da değinen Erdoğan, ülkenin iklim politikasının enerji, sanayi, binalar, ulaşım, atık, tarım ve ormancılık olmak üzere yedi sütun üzerine inşa edildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı “Ekonomide uygulayacağımız politikalarla 2035’e kadar 466 milyon ton emisyon azaltımı gerçekleştirmeyi ve toplam emisyonlarımızı 643 milyon tona düşürmeyi hedefliyoruz,” dedi. Türkiye’nin 2026’da COP31 zirvesine ev sahipliği yapma arzusunu da dile getirdi.
Çin ve Avrupa’dan taahhütler
Toplantıda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2035’e kadar ülkesinin toplam sera gazı emisyonlarını zirve seviyelerinden yüzde 7 ila 10 oranında azaltacağını duyurdu.
Ayrıca, enerji tüketiminde fosil dışı kaynakların payını yüzde 30’un üzerine çıkaracaklarını, 2020’ye kıyasla rüzgâr ve güneş kapasitesini altı kat artıracaklarını ve yeni araç satışlarında “yeni enerji araçlarını” ana akım haline getireceklerini açıkladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Avrupa Birliği’nde emisyonların 1990’dan bu yana neredeyse yüzde 40 düştüğünü belirterek, “temiz enerjiye geçişin devam ettiğini” söyledi.
Von der Leyen, Avrupa ülkelerinin küresel ortaklıklarını artırdığını ve dünyanın en büyük iklim finansmanı sağlayıcısı olmaya devam edeceklerini ifade etti. Ayrıca, küresel ölçekte temiz enerji dönüşümünü desteklemek için 300 milyar Euro’ya kadar kaynak mobilize edileceğini söyledi.
Kırılgan ülkeler: ‘Umut ile zorluk arasında’
Belize Başbakanı Johnny Briceño, 1,5 derece hedefinin onlar için “bir hayal değil” aksine “umut ile zorluk, gelişen toplumlar ile zorunlu göç, ortak refah ile geri dönülmez kayıp arasındaki eşik” olduğunu söyledi.
Belize’nin yeni NDC’si; 2035’e kadar elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılama, 25 bin hektar bozulmuş ormanı onarma ve önümüzdeki üç yıl içinde bir milyon ağaç dikme gibi somut adımları içeriyor.
“Ancak açık konuşayım, küçük ve kırılgan ülkeler için bu tür bir iddia, ancak finansmanın artırılması, teknolojiye erişimin sağlanması ve gerçek ortaklıklarla mümkün olabilir. Başarı, hepimizin benzeri görülmemiş bir aciliyet, dayanışma ve iklim adaletiyle hareket etmesine bağlıdır,” dedi.