BM Genel Kurulu 80'inci oturumunu resmen başladı. Yeni BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, üye devletlere savaş ve yoksulluktan iklim değişikliğine kadar tüm küresel krizleri ele almak için birleşmeleri çağrısında bulundu, 1945 tarihli orijinal BM Antlaşması (BM Şartı) üzerinde yemin eden Baerbock, cesaret ve kapsayıcılıkla liderlik edeceğine söz verdi.
Almanya'nın eski dışişleri bakanı olan Baerbock, Genel Kurul'a başkanlık eden tarihteki beşinci kadın olurken, çok taraflı sistemin üst üste binen krizler ve artan bölünmüşlükle boğuşması nedeniyle bunun “sıradan bir oturum” olmayacağını taahhüt etti.
Geçmişi bugüne bağlayan sembolik bir jestle, 1945'teki San Francisco Konferansı'nda kabul edilen BM'nin kuruluş Antlaşması (BM Şartı) üzerinde yemin eden Boerbock, BM Genel Kurulunun süslü tokmağını selefi Kamerunlu Philémon Yang'dan devraldı.
ABD Ulusal Arşivleri'nde saklanan BM Şartı, onlarca yıl sonra ilk kez BM Genel Merkezi'ne geri döndü.
Genel Merkez'de Eylül ayına kadar sergilenecek olan 1945 tarihli belge, tarihi bir eser olmanın ötesinde, barışı inşa etme, insan haklarını savunma ve çok taraflı işbirliği yoluyla ortak değer ve hedefleri takip etme konusundaki kolektif taahhüdün canlı bir hatırlatıcısı olma özelliği taşıyor.
BM Genel Kurulu tokmağı ise İzlanda'nın hediyesi. BM konferans salonlarında kullanılanlardan daha büyük ve daha süslü olan tokmak, BM Genel Kurulu’nun düzen sembolü olarak, toplantıları açmak ve kapatmak, kararları kabul etmek ve bazen de Genel Kurulu sessizliğe davet etmek için kullanılıyor.
Dünya'nın Birleşmiş Milletler'e ihtiyacı var
Baerbock konuşmasında, Gazze'de açlık çeken çocuklar ve okula gitmesi yasaklanan Afgan kızlarından, füze saldırılarından kaçan Ukrayna'daki ailelere ve evlerinin deniz tarafından yutulmasını izleyen Pasifik Adalılarına kadar, dünya çapında milyonlarca insanın karşı karşıya olduğu acı gerçekleri hatırlattı.
Genel Kurul Salonu'ndaki delegelere “Dünyamız gerçekten acı çekiyor” dedi.
"Ancak Birleşmiş Milletler olmasaydı ne kadar daha fazla acı çekilirdi bir düşünün. "
Baerbock, Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi kurumlara güvenen milyonlarca insanı örnek göstererek, insani yardımda BM'nin hayati rolünü vurguladı.
Üye devletlere, reformları ilerleterek, geçen yıl kabul edilen Gelecek Paktını uygulayarak ve prosedürden çok içeriğe odaklanarak BM'yi “21. yüzyıla uygun hale getirmeleri” için çağrıda bulundu.
“Genel Kurul, görevlerine odaklanmalı ve taahhütlerini yerine getirmelidir” diyen Baerbock, 193 üyeye eşit hizmet vermeye, “köprü kurucu” olmaya ve her sesin duyulmasını sağlamaya söz verdi.
Yeni Genel Kurul Başkanının önümüzdeki yıl için belirlediği öncelikler arasında BM80 reform gündemini uygulamak, bir sonraki Genel Sekreterin seçilme sürecine rehberlik etmek ve barış, sürdürülebilir kalkınma ve insan haklarını ilerletmek yer alıyor.
Guterres: BM Şartı kendi kendini uygulayamaz
BM Genel Sekreteri António Guterres, Baerbock'u seçilmesinden dolayı tebrik ederek, onun vizyonunu ve deneyimini övdü ve hükümetlere, 80 yıl önce ulusları bir araya getirerek BM'yi kuran aynı kararlılığı göstermeleri çağrısında bulundu.
Guterres “Birleşmiş Milletler mekanı sağlar. BM Şartı araçları sağlar” dedi. “Ancak bu Kurul yani sizler, bir arada çalışmadan hiçbir şey yapılamaz” diye de vurguladı.
Guterres, bölünmeleri gidermenin, uluslararası hukuka yeniden bağlılık göstermenin, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları konusunda eylemi hızlandırmanın ve gelişmekte olan ülkeleri desteklerken yenilenebilir enerjiye geçmenin gerekliliğini vurguladı.
Geçen yıl imzalanan Gelecek Paktı’nı çok taraflılığa “can suyu” olarak nitelendiren Guterres, üye devletlere “birbirlerine olan güven ve inancı yeniden inşa etmeleri” çağrısında bulundu.